Her iyi işin, ehil bir tercümana ihtiyacı vardır
F. Müjde Çetin · 26 Ağustos 2026
Bir raporun ya da programın üzerinde aylarca çalışılır. Sonunda iş biter, masaya konur ve odadaki biri şunu söyler. Genelde o biri benim: “Bu iş ödül alır.”
Bu tespitlerimde çok şükür ki hep haklı oldum. Ve genellikle bu, işin en kolay kısmıdır😊
Jüri o odada değildi
Birçok kurum iyi işi zaten yapar. Jüri ise o işi değil, o işin dosyasını okur. Kaç kez toplanıldığını, hangi maddeden vazgeçildiğini, hangi verinin bulunması için kaç birime gidildiğini bilmez, bilemez ve bununla ilgilenmez. Dolayısıyla sormaz. Yalnızca önündeki sayfada yazanı puanlar.
Ödül süreçlerinde asıl mesele, yapılan işin orada bulunmayan birinin gözünde nasıl okunacağıdır.
Kurumun en gurur duyduğu şey, en zayıf halkası olabilir
Bence başvuru hazırlığında en sık yaşanan anlardan biri şu; kurum, işin belli bir bölümünü diğerlerinden daha kıymetli buluyor. Yani aşık olduğu bir kısım var. O kısım için verilen emek de gerçekten büyük. Ancak dosyada, kanıtı en zayıf duran yer çoğu zaman tam orası! Bunu söylemek, doğru sözcüklerle ifade etmek kolay değildir. Lakin başvurudan önce ben söylemezsem, jüri söyler! Ve jürinin söyleme biçimi puandır. Emeğin büyüklüğü ile anlatının gücü her zaman aynı yerde durmaz.
Doğru kategori, işe stratejik bakmayı gerektirir
Aynı çalışma, bir kategoride sıradan görünürken bir başkasında efsane olabilir. Kategoriyi doğru seçmek, işi yapanın gözünden çıkıp, jürinin ölçütlerine geçmeyi (eye shift) gerektirir. Bu geçiş sanıldığından zordur, çünkü kurum kendi işini yıllardır kendi sözcükleriyle anlatmaktadır ve en doğrusunun bu olduğunu sanmaktadır☹
Bu bakış açısı, Darüşşafaka Cemiyeti’nin 2023 Entegre Raporu ile başvurduğumuz altı kategorinin altısında da birincilik getirdi. Zorlu Enerji’nin 2023 Entegre Raporunda ise Tasarım dalında birincilik sağladı. Aynı yöntem, iki farklı kurumda, iki farklı yerden bizi ödüle götürdü.
Bir işi tanımak başka şeydir, o işe hangi ölçütle bakıldığında ne göründüğünü bilmek başka!
İyi anlatının sırrı, işi büyütmeden ve küçültmeden aktarabilmekte!
Bu zamana kadarki tecrübemde, başvuru metinlerinde iki hata birbiriyle yarışır. Birincisi abartıdır, jüri bunu ilk paragrafta fark eder. İkincisi daha sessiz ilerler ve daha çok kaybettirir, kurumun kendi işini küçültmesi. “Biz aslında sadece raporu güncelledik” cümlesini, gerçekte bir yönetişim dönüşümü anlatan kurumlardan duydum. Alçakgönüllülük kıymetlidir. Lakin başvuru metni, alçakgönüllülüğün yeri değildir. Doğru anlatı işi olduğundan büyük göstermez. Yalnızca olduğu kadarıyla, o ödül sisteminin gözünden çekici yerlerini görünür kılar.
Süreç kuruma ne armağan eder
Ödüle hazırlanmak, kuruma tuttuğumuz en dürüst aynadır. Dosya açıldığı anda tutulmamış veriler, yazıya dökülmemiş süreçler, kanıtsız kalmış bölümler kendiliğinden ortaya çıkar. Ve şaşırtıcı olan şu, kimse savunmaya geçmez. Çünkü artık ortada bir hedef vardır ve o hedef herkesi aynı tarafa çeker. Eksikler tamamlanır, kayıtlar toparlanır, ekipte bir kıpırtı başlar. O kıpırtıyı odaya girdiğiniz an hissedersiniz. Üstelik bunların hepsi, daha ortada bir ödül yokken olur.
Peki ödül başka ne işe yarar?
Bir ödül, kurumun “doğru yoldayız” diyebilmesini sağlayan görünür bir kanıttır. Çalışanın emeğini görünür kılar, paydaşın gözünde güveni tazeler. En değerlisi ise şudur, ödül bir son değildir. Bir sonraki yıl için konulmuş yeni bir çıtadır.
Son söz
İyi iş yapan bir kurum ödülü hak eder. Ancak hak etmek ile almak arasında bir mesafe vardır ve o mesafe çarpıcı bir anlatıyla kapanır.
Elinizde ödüle değer bir iş varsa, cevap onu hangi ölçütle anlatacağınızda ve o anlatıyı kurarken yanınıza kimi aldığınızda saklıdır.
Bir de ödülün geldiği akşam var. Aylarca ayrı masalarda, ayrı saatlerde çalışmış insanlar aynı salonda aynı sevinçle yan yana gelir. Sahneye çıkan belki tek bir kişidir ama o ödülü kalbinde herkes birlikte taşır. Takım ruhu tazelenir, kurumun özgüveni tavan yapar! Yıllar sonra dosyanın hangi maddesinde ne yazdığını kimse hatırlamaz. Ama o akşamki duyguyu herkes hatırlar: gerçekten olabiliyormuş!
Bu duygu sözcüklere döküldüğünde fark ettim ki, insanlar ödülü, bir rafa koyacakları nesne olduğu için istemiyor. Kendi işlerine bir kez de dışarıdan bakıp, demek ki yapabiliyormuşuz diyebilmek için istiyorlar.
Ben de bu masaya, o cümleyi duymak için oturuyorum😊
Kaynaklar
- MarCom Awards ve AMCP künye bilgileri: marcomawards.com “About” sayfası, Ağustos 2026.